TÜRKİYE’DE VE TÜRK HUKUKU PERSPEKTİFİNDE İCRA VE TAHLİYE SÜREÇLERİ

Posted by
|

İcra, kelime anlamıyla “yapma, yerine getirme, bir işi yürütme” anlamına gelmektedir. Hukuki anlamda icra, “borçlunun alacaklıya karşı yapmak veya ödemekle yükümlü olduğu bir şeyi devlet zoruyla yerine getirmesinin sağlanmasıdır.”

Borçlu, yerine getirmekle yükümlü olduğu borcunu bir sebepten yerine getirmediği takdirde, alacaklı, borçlunun yükümünü yerine getirmesi için “İcra ve İflas Kanunu” sınırları içinde hakkını arayabilir. Alacaklının alacağını devlet vasıtasıyla alabilmesi için kurulmuş, “İcra ve İflas Müdürlükleri” ve “İcra Mahkemeleri” vardır. Alacaklının bu kurumlara müracaatı üzerine, hakkı olan alacağı çeşitli prosedürlerin yerine getirilmesinden sonra, borçludan alınır ve alacaklıya verilir.

İCRA TAKİBİ

Alacaklının borçludan alacağını devlet gücünü kullanmak suretiyle tahsil etmek için İcra Müdürlüğü nezdinde başlatmış olduğu hukuki işlem, “İcra Takibi”dir.

İcra takip yolları temelde 3’e ayrılır:

1)İlamsız takip

2)Kambiyo senedine dayalı takip

3)İlamlı takip

İlamsız Takip

İlamsız takibin konusunu para ve teminat alacakları oluşturur. Elinde kambiyo senedi (çek, senet, poliçe) veya ilam (mahkeme kararı) olmayan alacaklı, alacak ipotek ya da rehinle de temin edilmemişse, ancak ilamsız takip açabilir. Bu takip yolunda, alacaklının elinde kambiyo senedi veya ilam olmadığından, yani alacaklının elinde alacağını kanıtlayan güçlü bir delil olmadığından alacaklı sıfatını taşıyan kişi tarafından suiistimale açık bir durum söz konusudur. Bu sebeple kanun, borçlunun takibe itiraz edip takibi durdurmasını diğer takip yollarına göre daha kolaylaştırmıştır.

İlamsız takipte borçlu, icra dairesi tarafından kendisine gönderilen ödeme emrini uyarınca borcunu ödeyebilir ya da itirazda bulunabilir. Borçlu, ödeme emrinin kendisine tebliğinden itibaren 7 gün içinde itirazlarını bildirirse, takip durur. Bu hususta borçlunun haklılığı ya da haksızlığı araştırılmaz. Bu durumda alacaklının itirazın kaldırılmasına yönelik dava açma hakkı söz konusu olup alacağın türüne göre Genel Mahkemeler ’de itirazın alacaklı tarafa tebliğinden itibaren 1 yıl içinde itirazın iptali ya da 6 ay içinde İcra Mahkemeleri’nde itirazın kaldırılması davası açmalıdır. İtirazın kaldırılmasına yönelik açılan davada itirazın yersizliği ve haksızlığı ortaya çıkarsa, takibe devam olunur ve borçlu aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatı talep edilir.

Aleyhine ilamsız takip açılan borçlu, yetkiye (aleyhine icra takibi başlatılan icra dairesinin yetkili olmadığı için itiraz edebilir, ilamsız takipte yetkili icra dairesi, borçlunun takip tarihindeki ikametgâh adresinin bulunduğu icra dairesidir), borca ve imzaya itiraz edebilir. Borçlu borcunu ödemez ve ödeme emrine itiraz da etmezse, 7 gün içinde gerçeğe uygun mal beyanında bulunmak zorundadır. Borçlu mal beyanında bulamaz veya gerçeğe aykırı mal beyanında bulunursa alacaklının şikâyeti ile cezalandırılır.

Özetle; ilamsız takip aşamaları ve süreci alacaklının icra dairesine vereceği takip talebi ile başlar ve bu takip talebi üzerine icra dairesi borçluya bir ödeme emri gönderir. Borçlunun bu ödeme emrine itiraz etmemesi veya alacaklının itirazın iptali/kaldırılmasına yönelik dava açmış olup mahkemece itirazın haksız bulunması üzerine takip kesinleşmiş olur. Takip kesinleştikten sonra haciz aşamasına geçilir. Haciz, alacaklı tarafından talep edildiği takdirde dikkate alınır ve ödeme emrinin tebliğ tarihinden itibaren 1 sene içerisinde talep edilmediği takdirde hak düşer.

Haciz talebinin ardından haczolunan malın satışının talep edilmesi gerekmektedir. Bu talebin yapılabilmesi için de kanun koyucu belirli bir süre sınırı getirmiştir. Bu süre İİK m.106’da belirtildiği üzere taşınır mallar için hacizden itibaren 6 ay, taşınmaz mallar içinse hacizden itibaren 1 yıldır. Borçlunun üçüncü kişilerden alacakları da taşınır olarak kabul edilmekte bu kapsamda 6 aylık süreye tabi olmaktadır.

Satış talebinde bulunmak için mutlaka ilk derecede alacaklı olmak gerekmemektedir. “Her alacaklı mensup olduğu derece namına satış talebinde bulunabilir.” (İİK m.107) Satış talebiyle birlikte satış masraflarının karşılanmasına yönelik olarak bir miktar satış avansı yatırılması gerekmektedir.

İİK m.110 uyarınca “Bir malın satılması kanuni müddet içinde istenmez veya icra müdürü tarafından verilecek karar gereği gerekli gider on beş gün içinde depo edilmezse veya talep geri alınıp da kanuni müddet içinde yenilenmezse o mal üzerindeki haciz kalkar. Hacizli malın satılması yönündeki talep bir defa geri alınabilir… haczin kalkmasına sebebiyet veren alacaklı o mala yönelik olarak, haczin konulması ve muhafazası gibi tüm giderlerden sorumlu olur.”

Kanunda öngörülen şartların sağlanması halinde borçlu satış talebinden önce borcunu düzenli olarak taksitlerle ödemeyi taahhüt eder ve ilk taksiti derhal öderse icra süreci durur. Bu şartlar; borçlunun yeteri kadar malının haczedilmiş olması, ödenecek her taksitin borcun dörtte birinden aşağı olmaması, aydan aya ödenmesi ve verilen sürenin üç aydan fazla olmamasıdır. Taksitlerden birinin zamanında verilmemesi durumunda icra süreci ve süreler kaldığı yerden işlemeye devam eder (İİK m.111).

Taşınır mallar, satış talebinin ardından iki ay içinde satılır (İİK m.112). Ancak alacaklının talep etmesi beklenmeden borçlunun talebi ile de satışın gerçekleşmesi mümkündür (İİK m.113). Satış açık artırma ile yapılır. Birinci ve ikinci artırmanın yapılacağı yer, gün ve saat daha önceden Kanunda belirtilen usullere uygun olarak ilan edilir. Açık artırmaya elektronik ortamda teklif verme yoluyla başlanır (İİK m.114). Birinci ve ikinci ihale icra memuru tarafından, ilanda belirlenen yer, gün ve saatte, elektronik ortamda verilen en yüksek teklif üzerinden başlatılır. artırma bedelinin malın tahmin edilen bedelinin yüzde ellisini bulması ve satış isteyenin alacağına rüçhanı olan diğer alacaklar o malla temin edilmişse bu suretle rüçhanı olan alacakların mecmuundan fazla olması ve bundan başka paraya çevirme ve paraların paylaştırılması masraflarını aşması gerekir. Birinci ihalede, alıcı çıkmazsa veya bu maddede yazılı miktara ulaşılmazsa satış icra memuru tarafından geri bırakılır. İkinci ihalede, alıcı çıkmazsa veya bu maddede yazılı şartlar gerçekleşmezse satış talebi düşer. (İİK m.115).

Taşınmaz mallar, satış talebinden itibaren üç ay içinde icra dairesi tarafından açık artırmayla yapılır. Birinci ve ikinci ihalenin yapılacağı yer, gün ve saat önceden usulüne uygun olarak ilan edilir. Yapılacak ilana, satılacak şeyin cinsi, mahiyeti, önemli vasıfları, tahmin edilen kıymeti, bulunduğu yer; birinci ve ikinci ihalenin yapılacağı yer, gün ve saat; artırmaya iştirak edeceklerin haczedilen malın tahmin edilen kıymetinin yüzde yirmisi nispetinde pey akçesi veya milli bir bankanın teminat mektubunu tevdi etmeleri gerektiği; diğer bilgilerin nereden ve ne suretle öğrenilebileceği hususları yazılır. Açık artırmaya elektronik ortamda teklif verme yoluyla başlanır (İİK m.126). Satış bedeli peşin ödenir. Ancak icra memuru alıcıya on günü geçmemek üzere bir mühlet verebilir (İİK m.130). İhale kesinleşmedikçe ihale bedeli alacaklılara ödenmez.

Satış tutarı bütün alacaklıların alacağını tamamen ödemeye yetmezse icra dairesi alacaklıların bir sıra cetvelini yapar. Bu sıra cetveli ilgililere tebliğ edilir. Tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde yapılan cetvele itiraz edebilir.

KİRALANAN TAŞINMAZIN TAHLİYESİ

İcra takibinin adi kiralara ya da hasılat kiralarına ilişkinse ve alacaklı talepte bulunursa gönderilen ödeme emrine, Borçlar Kanunu’nun 260 ve 288 inci maddelerinde yazılı ihtar ve kanuni müddet geçtikten sonra icra mahkemesinden borçlunun kiralanan şeyden çıkarılması istenebileceği eklenebilir. Bu tebliğin ardından yedi gün içinde borçlunun itiraz sebeplerini bildirmesi gerekmektedir. Borçlu bu itirazında açıkça kira sözleşmesini reddetmezse, akdi kabul etmiş sayılır İtiraz takibi durdurur. İtirazın tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde itirazın kaldırılmasını istemeyen alacaklı, bir daha aynı alacaktan dolayı ilamsız icra yoluyla takip yapamaz. (İİK m.269).

Ancak borçlu itiraz etmezse ve kira borcunu verilen süre içinde ödemezse ihtar süresinin bitiminden itibaren altı ay içinde alacaklının talebi ile icra mahkemesince tahliyeye karar verilir (İİK m.269/a).

Borçlunun kira akdini ve varsa mukavelenamede kendisine izafe olunan imzayı reddettiği takdirde alacaklı; noterlikçe re’sen tanzim veya imzası tasdik edilmiş bir mukavelenameye istinat ediyorsa icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını ve ihtar müddeti içinde paranın ödenmemesi sebebiyle kiralananın tahliyesini isteyebilir (İİK m.269/b).

Borçlu akdi reddetmeyip kiranın ödendiğini veya sair bir sebeple istenemeyeceğini bildirerek itiraz etmiş veya takas istemişse itiraz sebeplerini ve isteğini noterlikçe re’sen tanzim veya imzası tasdik edilmiş veya alacaklı tarafından ikrar olunmuş bir belge yahut resmi dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya vesika ile ispat etmeğe mecburdur. İcra mahkemesinin tahliyeye mütedair kararının infazı için kesinleşmesi beklenmez. Ancak tahliye için, kararın borçluya tefhimi veya tebliği tarihinden itibaren on gün geçmesi gerekir (İİK m.269/c).

Mukavelename ile kiralanan bir taşınmazın müddeti bittikten bir ay içinde mukavelenin icra dairesine ibrazı ile tahliyesi istenebilir. İcra memuru tahliye emri düzenler ve taşınmazın on beş gün içinde tahliye ve teslimini emreder. Bu tahliye emrinde yedi gün içinde herhangi bir itirazının bulunması halinde daire müracaat ederek beyan etmesi aksi halde kendiliğinden tahliye etmediği durumda zorla çıkarılacağı yazılır (İİK m.272). İtiraz edilmesi halinde tahliye takibi durur. Kiralayanın icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını talep etme hakkı mevcuttur. Tahliye talebi noterlikçe resen tanzim veya tarih ve imzası tasdik edilmiş yahut ikrar olunmuş bir mukaveleye müstenit olup da kiracı kiranın yenilendiğine veya uzatıldığına dair aynı kuvvet ve mahiyette bir vesika gösteremezse itiraz kaldırılır. Aksi takdirde itirazın kaldırılması talebi reddolunur (İİK m.275).

%d blogcu bunu beğendi: