Ödeme Hizmetleri, E-Para ve Açık Bankacılık Hakkındaki 7192 Sayılı Kanun’la Getirilen Önemli Değişiklikler

Posted by
|

E-ticaret ve Fintech gibi alanların ülkemizde de gelişmesiyle beraber bu alanlara dair yeni düzenlemelere duyulan ihtiyaç sonucunda yaratılan ödeme sistemlerinin ve e-paraların dünyayla entegrasyonunun sağlanması, piyasanın düzenlenmesi için mevcut 6493 sayılı Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşlarına Dair Kanun’da değişiklikler yapılması ve güncel gelişmelere uyum sağlanması son derece önemliydi. Bu bakımdan 01/01/2020 tarihinde yürürlüğe giren “7192 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” (“Kanun”) ile getirilen en önemli değişikliğin bu alandaki düzenleme ve denetim yetkilerinin tek elde toplanarak Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) ve Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) arasındaki ikili yapıya son vermek olduğu görülmektedir. Özellikle geçen yıl merkez bankamızın e-para alanını yakından takip ettiği ve ‘Turkcoin’ isminde bir elektronik para üzerinde çalışmalar yaptığı haberlerinin yayılması sebebiyle bu alandaki yetkilerin Merkez Bankası elinde toplanmasının son derece yerinde bir karar olduğu görülecektir.

Bunun yanında yapılan düzenlemeyle Avrupa Birliğinin (AB) ‘Ödeme Hizmetleri Direktifi’ne (PSD2) paralel standartların yakalanması ve 11. Kalkınma Planı ile hedeflenen İstanbul’da bir Finans Merkezi yaratılması doğrultusunda değişikliklerle Fintech alanında gelişmeler için zemin hazırlanmış, ödeme ve elektronik para kuruluşları sektörünün hukuki zemini genişletilmiştir.

Anılan Kanun ile;

  • 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun,
  • 5411 sayılı Bankacılık Kanun’u,
  • 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanun’u,
  • 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun’da

değişiklikler yapılarak BDDK bünyesinde bulunan bir çok yetki TCMB’ye devredilmiştir, yapılan önemli değişiklikleri kısaca aşağıda bulabilirsiniz.

1.AB PSD2 Düzenlemesine Paralel İki Yeni Ödeme Hizmeti

 AB’nin Ödeme Hizmetleri Direktifi (Payment Services Directive “PSD”) olarak adlandırılan ikinci (PSD2) düzenlemesi; 2016 yılında yürürlüğe girmiş, verilen iki yıllık uyum süresi Eylül 2019’a kadar uzatılmıştı. Gelişmelere paralel şekilde Kanun’da PSD2 ile uyumlu iki yeni ödeme hizmeti tanımlanarak ödeme hizmeti kapsamı genişletilmiştir. Bu kapsamda aşağıdaki hizmetler TCMB’nin denetimine tabi birer “ödeme hizmeti” olarak değerlendirilmekte ve TCMB’ye ödeme hizmeti sağlayıcılarında bulunan verilerin paylaşımına ilişkin her türlü usul ve esası belirleme yetkisi verilmektedir.:

  • Müşterinin isteği üzerine başka bir ödeme hizmeti sağlayıcısında bulunan ödeme hesabıyla ilgili sunulan ödeme emri başlatma hizmeti,
  • Müşteri onayının alınması koşuluyla, müşterinin ödeme hizmeti sağlayıcıları nezdinde bulunan bir veya daha fazla ödeme hesabına ilişkin konsolide edilmiş bilgilerin çevrim içi platformlarda sunulması hizmeti.

2. “Türkiye Ödeme ve Elektronik Para Kuruluşları Birliği” kurulacaktır.

Kanun’da “Türkiye Ödeme ve Elektronik Para Kuruluşları Birliği’’ kurulması öngörülmüş ve tüm ödeme ve e-para kuruluşlarının Birliğin kuruluşundan itibaren bir ay içerisinde üye olması zorunlu tutulmuştur. Ayrıca Birlik üyeler ve bireysel müşterileri arasındaki ihtilafların değerlendirilmesi ve çözüme kavuşturulmasını temin etmek üzere hazırlayacağı ve Bankaca onaylacak usul ve esaslar dâhilinde hakem heyeti oluşturmakla görevlendirilmiştir.

3. BDDK’nın TCMB’ye Devredilen Görev ve Yetkileri

Yeni Kanun ile 2013 yılındaki düzenleme ile oluşturulan TCMB ve BDDK arasındaki ikili yapı ve kontrol mekanizmasının değiştirilmesi ve tek bir çatı altında toplanması amaçlanmıştır. Önceki düzenlemede BDDK, müşterilere ödeme hizmeti sunan veya e-para ihracı faaliyetinde bulunan ödeme hizmeti sağlayıcıları ile ilgili olarak; TCMB ise ödeme hizmeti sağlayıcılarının veya diğer finansal kuruluşların üye olarak birbirleri arasında gerçekleştirecekleri işlemler, ödeme sistemleri ve menkul kıymet mutabakat sistemleri ile ilgili olarak görevlendirilmişti.

Bu bağlamda BDDK’nın 6493 sayılı Kanun çerçevesindeki düzenleme, gözetim ve denetim fonksiyonları TCMB’ye devredilmiştir. Değişiklik ile ödemeler konusunda yetkili otorite haline gelen TCMB’nin, ödeme ve e-para kuruluşlarının MASAK yükümlülük denetimlerini yapmasına yönelik de düzenlemeye gidilmiştir.

  • Takas ve Mahsuplaşma Faaliyetleri

Değişiklik ile ödeme sistemi faaliyeti olan “takas ve mahsup” faaliyetlerine ilişkin ifadeler 5464 sayılı Kanun metninden çıkarılmış, takas ve mahsuplaşma faaliyetlerinin de TCMB’nin yetkisi altında yürütülmesi ve bu faaliyetler açısından ikili yetki durumunun ortadan kaldırılması amaçlanmıştır.

  • Ücret ve Masrafları Belirleme Yetkisi 

Değişiklik öncesinde ödeme hizmeti sağlayan kuruluşlar sundukları hizmetlere ilişkin alacakları ücretleri serbestçe belirleyebilmekteyken bu kapsamdaki belirli bir işlem türüne ilişkin olarak herhangi bir isim altında işlemin taraflarından birinin aldığı ücret, masraf, komisyon ve diğer menfaatlerin nitelikleri ile azami miktar ya da oranlarını tespit etme, bunları kısmen veya tamamen serbest bırakma yetkisi TCMB’ye verilmiştir.

  • E-para Fonlarına Uygulanan TCMB Blokajı 

Daha önce ‘’Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para İhracı ile Ödeme Kuruluşları ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Yönetmelik’’ ile e-para kuruluşlarına ait fonların bankalarda bulundurulması ve bu fonların TCMB nezdindeki hesaplarda bloke edilmesine ilişkin usul ve esaslar BDDK tarafından düzenlenmişti. Yapılan değişiklikle anılan bloke uygulamasının usul ve esasları ikincil mevzuatta düzenlenmek üzere 6493 sayılı Kanun’dan çıkarılmış ve e-para kuruluşlarının hangi faaliyetlerinin kredi verme faaliyeti kapsamına girip girmediği TCMB tarafından düzenlenmek üzere bırakılmıştır.

4. Ödeme İşlemlerinin Toplam Büyüklük ve Etki Alanı Açısından Kanun Kapsamına Alınması

Yapılan değişikliklerden bir diğeri toplam büyüklük açısından belirlenecek seviyeye ulaşan ön ödemeli araçlarla yapılan işlemlerin ve ödeme hizmetlerinin TCMB’ye verilen yetkiyle kanuni bir değişikliğe gerek kalmadan Kanun kapsamına dahil edilebilmesidir. Bu bakımdan kurum içi kullanıma açık alışveriş kartları vb. ödeme hizmetleri belirlenecek sınırların aşılması halinde TCMB denetimine tabi tutulabilecektir.

5. İkincil mevzuat için öngörülen geçiş hükümleri

Kanun’da yer alan söz konusu değişikliklere ilişkin TCMB’nin çıkaracağı düzenlemelere 1 Ocak 2020’den itibaren 1 yıllık geçiş süreci getirilmiş olup geçiş sürecinde BDDK tarafından yapılan düzenlemelerin geçerliliğini koruyacağı belirtilmiştir.

%d blogcu bunu beğendi: