4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun Taşınır Rehni bölüm başlığı altındaki 950-953 maddeleri genel hapis hakkını düzenlemiştir. Hapis hakkı, bir sınırlı ayni haktır ve kanundan doğar. Kanuna göre alacaklı, borçluya ait olup onun rızasıyla zilyedi bulunduğu taşınırı veya kıymetli evrakı, borcun muaccel olması ve niteliği itibarıyla bu eşyanın alacak ile bağlantısı bulunması halinde, borç ödeninceye kadar hapsedebilir. Bu temel düzenleme uyarınca, hapis hakkının iki temel üzerine oluşturulmuş olduğu görülmektedir: Alıkoyma hakkı ve paraya çevirtme hakkı.
Düzenlemeye göre hapis hakkının konusu, ancak taşınır mal veya kıymetli evrak olabilir. Buna ek olarak hapis hakkı, kanunda belirtilen şartların gerçekleşmesiyle, tescile gerek olmadan kendiliğinden doğar.
KONUSU
TMK m. 950 uyarınca, hapis hakkının konusunu taşınır eşya ile kıymetli evrak oluşturur. Üzerinde hapis hakkı kullanılacak taşınırlar, paraya çevrilebilecek nitelikte değeri olan taşınırlar olmalıdır. Paraya çevrilebilme imkânı olmayan mallar üzerinde hapis hakkı kullanılamayacağı gibi, yalnızca ispat vasıtası sayılan belgeler üzerinde de hapis hakkı kullanılamaz.
Bu noktada belirtilmelidir ki taşınmazlar üzerinde TMK m. 950 anlamında bir hapis hakkı kullanılamaz. Nitekim hapis hakkı bir taşınır rehni tipidir. Fakat TMK m. 994’e göre iyiniyetli zilyet, malı geri verirken, yaptığı zorunlu ve faydalı masrafları isteyebilir ve bu masrafları geri vermeyi talep eden tarafından kendisine ödeninceye kadar, malı ‘geri vermekten kaçınabilir’. Burada, TMK m. 950 anlamında bir hapis hakkı değil, yalnızca geri vermeden kaçınma yetkisi söz konusudur. Bir başka deyişle TMK m. 994, zilyede yalnızca bir ‘alıkoyma hakkı’ vermektedir, malı paraya çevirme imkânı sağlamaz.
ŞARTLARI
Hapis hakkının TMK m. 950 ve TMK m. 951’de açıklanan doğuş ve varlık şartlarını olumlu ve olumsuz şartlar olarak ikiye ayırabiliriz. TMK m. 950 kapsamında olumlu şartlar;
- Alacaklının borçlunun rızasıyla paraya çevrilebilen taşınırlarına veya kıymetli evrakına zilyet olması,
- Muaccel bir alacağın varlığı,
- Alacakla alacaklının zilyetliğindeki taşınırlar ve kıymetli evrak arasında tabii bir irtibatın bulunmasıdır.
TMK m. 951/II ise olumsuz şartları düzenlemektedir. Bunlar;
- Hapis hakkının alacaklının yüklendiği borç veya borçlunun verdiği talimatla bağdaşmaması,
- Hapis hakkının kullanılmasının kamu düzenine aykırı olmasıdır.
HAPİS HAKKINA KONU OLAN NESNELERİ GERİ VERMEKTEN KAÇINMA
TMK m. 950/I uyarınca alacaklı hapis hakkı konusunu borçluya geri vermekten kaçınabilecektir. Yani borçlu, söz konusu malların veya kıymetli evrakın paraya çevrilmesine başvurmak zorunda değildir. Yalnızca bunları alıkoyma hakkını kullanmakla da yetinebilir. Nitekim alacaklının bu alıkoyma yetkisi, borçluyu ifaya zorlayan etkili bir baskı aracıdır. Alacaklı, bu alıkoyma hakkını, hapis hakkından doğan bir def’i ileri sürerek kullanacaktır. Mahkeme bu çerçevede, hapis hakkının gerçekten var olup olmadığını inceleyecektir.
Alacaklı, hapis hakkının kullanılmasına yol açan borç ödenmediği veya borçlu tarafından yeterli teminat gösterilmediği taktirde, ancak alacağının karşılanmasına yetecek kadar mal üzerinde hapis hakkını kullanabilir. Fazlasını borçluya geri vermek zorundadır. Nitekim fazlasını geri vermezse, hakkı olmadan borçlunun taşınırını veya kıymetli evrakı alıkoyma durumuna düşer ve bu yüzden borçlunun uğradığı zararları tazminle yükümlü olur. Fakat mal bölünemeyen bir malsa, alacaklı alacağını tamamen tahsil etmeden eşyayı geri vermeye mecbur değildir.
Alacaklı, hapis hakkı konusu taşınır malı veya kıymetli evrakı elinde tuttuğu, alıkoyduğu sürece, aynı teslime bağlı taşınır rehninde olduğu gibi, onları muhafazayla yükümlüdür.
HAPSEDİLEN MALI PARAYA ÇEVİRME
TMK m. 953/I’e göre, “borç yerine getirilmez ve yeterli güvence de gösterilmezse alacaklı, borçluya daha önce bildirimde bulunarak, hapsettiği şeylerin teslime bağlı rehin hükümleri uyarınca paraya çevrilmesini isteyebilir.” Görülüyor ki, borcun ödenmemesi halinde hapsedilen malın paraya çevrilmesi hususunda teslime bağlı taşınır rehni hükümleri uygulanacaktır.
Alacaklının hapis hakkı konusu taşınırları veya kıymetli evrakı paraya çevirebilmesi için şu şartların gerçekleşmesi gerekmektedir:
- Alacaklının tatmin edilmemiş olması.
- Borçlunun yeterli teminat göstermemiş olması.
Borçlu, ayni teminat veya kişisel teminat gösterebilir; ancak gösterilen bu teminatın yeterli olması gerekmektedir.
- Borçluya önceden bir bildirim yapılmış olması.
Alacaklı, paraya çevirmeden önce, borçluya ihbarda bulunmalıdır. Bu bildirimin amacı, borçlunun teminat göstermek suretiyle, hapis hakkı konusu olan taşınırın veya kıymetli evrakın paraya çevrilmesini engelleyebilme imkanına kavuşturulmasıdır. Bu ihbar herhangi bir şekle tabi değildir.
BORÇLUNUN TEMİNAT GÖSTERMESİ
TMK m. 953/I uyarınca, borçlu yeterli güvence göstererek alacaklı tarafından hapis hakkının kullanılmasını engelleyebilir. Borçlu yeterli güvenceyi gösterirse, alacaklı hapsetmiş olduğu rehin konusunu artık paraya çeviremeyecektir. Hatta rehin konusu üzerinde alıkoyma hakkına da sahip olamayacaktır. Alacaklı artık rehin konusu taşınırı veya kıymetli evrakı borçluya geri vermekten kaçınamaz. Borçlunun göstereceği güvencenin eylemli olarak verilmesi gereklidir. Güvencenin borçlu tarafından yalnızca teklif edilmiş olması yeterli olmayacaktır. Teminatın yeterliliği konusunu ise hâkim çözecektir.
HAPİS HAKKI İLE TESLİME BAĞLI TAŞINIR REHNİNİN FARKLARI VE BENZERLİKLERİ
Hapis hakkı, teslime bağlı taşınır rehninden farklı olarak, iradi bir rehin tipi değildir. Borçlu, kendisine ait taşınır malları veya kıymetli evrakı, alacaklıya borcunun teminatı olarak vermemektedir. Teslime bağlı rehinden ayrıldığı bir başka nokta, hapis hakkının kullanılması için bir ayni sözleşmeye gerek olmadığıdır. Teslime bağlı taşınır rehninde bir rehin sözleşmesinin, yani ayni sözleşmenin varlığı şarttır. Oysa hapis hakkında, kanuni şartların gerçekleşmesi ile rehin kendiliğinden doğar. Teslim şartlı taşınır rehni, kaynağını rehin verenle rehin alanın birleşen iradelerinde bulmasına karşılık; hapis hakkında, rehin verenin teminat sağlama iradesini gerektirmeyen, ‘kanundan doğan bir taşınır rehni’ söz konusudur.
Son olarak, teslime bağlı taşınır rehninin konusu olan mal, TMK m. 944/2 uyarınca, ancak alacak tamamen tahsil edildiği taktirde geri verilir. Rehnin bölünmezliği ilkesi burada söz konusu olmaktadır. Oysa hapis hakkında, alıkonan eşyalardan alacağı karşılamaya yetecek kadarı üzerinde hapis hakkı kullanılabilir, bundan fazlasının borçluya geri verilmesi gerekir.
Yukarıda sayılan farklılıkların aksine teslime bağlı taşınır rehni ile hapis hakkının benzediği iki temel nokta ise; her ikisinin de ayni hak olması ve her ikisinde de rehin zilyetliğinin aranmasıdır.
HAPİS HAKKININ SIRASI
Taşınırlar üzerindeki rehin haklarının sıraları, “öncelik ilkesi”ne göre belirlenir. Bu ilke, rehin haklarının sıralarını, kuruluş tarihine göre almasını belirler. Söz konusu ilke, hapis hakkının sırasının belirlenmesinde de uygulama yeri bulacaktır. Hapis hakkının sırasının belirlenmesinde göz önünde tutulacak tarih, bu hakkın doğuş anı, yani bütün şartlarının gerçekleştiği andır.
Hapis hakkı, diğer sınırlı ayni haklarla, rehin haklarıyla veya hapis haklarıyla yarışırsa, çeşitli olasılıklar gündeme gelir. Buna göre, hapis hakkının konusu taşınır üzerinde daha önce kurulmuş rehin hakları ya da başkaca bir sınırlı ayni hak varsa bunlar, ilke olarak hapis hakkından önce gelir; ancak hapis hakkı sahibi bunlar bilmiyor ve bilmesi de gerekmiyorsa, yani iyi niyetli ise, o taktirde iyi niyetli alacaklının hapis hakkı, önce kurulan rehin hakkı veya diğer sınırlı ayni haklardan daha önce gelir. Son olarak, hapis hakkının birden çok olması durumunda, önce kurulan hapis hakkı sonra kurulanın önünde gelir. Tabii burada da daha sonra doğan hapis hakkı iyi niyetle kazanılmışsa, yine önce doğan hapis hakkından önce gelir.
HAPİS HAKKININ ÖZEL ÇEŞİTLERİ
Genel hapis hakkını düzenleyen hükümler dışında ayrıca Medeni Kanun, Borçlar Kanunu, Ticaret Kanunu ve diğer özel kanunlarda alacaklıya hapis hakkı tanıyan düzenlemeler mevcuttur.
A.Borçlar Kanununda Yer Alan Hapis Hakkının Özel Çeşitleri
*Ardiyecinin (BK.m.476/f.3) hapis hakkı.
*Adi kira ve hasılat kirasında kiralayanın (BK.m.267-269, m. 281) ve otelci, hancı, umumi ahır ve garaj sahiplerinin (BK.m.482) hapis hakkı
B.Türk Ticaret Kanununda Yer Alan Hapis Hakkının Özel Çeşitleri
Acentenin hapis hakkı (TTK.m.132)
Taşıyıcının hapis hakkı (TTK.m.794;805),
Taşıma İşleri Komisyoncusunun Hapis Hakkı (TTK.m.811,812),
Yardım ve Kurtarma masrafları ile ücretlerden dolayı alacaklının hapis hakkı(TTK.m.1232) dir.
C.Avukatlık Kanununda Yer Alan Hapis Hakkı
Avukatlık Kanununda (AK.m.166) da vekilin vekalet ücreti alacağına karşılık olarak hapis hakkı
D.Medeni Kanunda Yer Alan Hapis Hakkının Özel Çeşitleri
*İyiniyetli zilyedin mala yaptığı masraflar için geri vereceği mal üzerinde (MK.m.994), hapis hakkı
*Arazisine düşen veya giren şeyin veya hayvanın aranmasına izin veren arazi malikinin uğradığı zararın tazmini için düşen veya giren mal veya hayvan üzerinde (MK.m.752/f.2;BK.m.57) hapis hakkı
SONA ERMESİ
Teslime bağlı taşınır rehnini sona erdiren sebepler hapis hakkını da sona erdirecektir. Teslime bağlı taşınır rehninde olduğu gibi, hapis hakkını da sona erdiren sebepler şunlardır:
- Alacağın sona ermesi
- Rehin hakkından vazgeçme
- Rehin konusunun yok olması
- Bozucu şartın gerçekleşmesi ve sürenin dolması
- Mülkiyet hakkı ile rehin hakkının aynı kişide birleşmesi
Bu temel sebeplerden başka, bir de “rehin zilyetliğinin yitirilmesi” durumunda hapis hakkının sona ermesi söz konusudur. Rehin zilyetliği ve ona bağlı olarak da zilyetliği koruyan davalarla onu geri isteme hakkının yitirilmesi hapis hakkını sona erdirir.

